• 0212 274 45 74
  • 0539 545 41 31
  • 0212 273 08 64

Makaleler

DIŞARIDA YERKEN İNCE KALMAK

İNCE OLMAK ve İNCE KALMAK İÇİN DIŞARIDA YERKEN

- Dışarıda yemeğe çıkarken aç olmamaya özen gösterin yoksa birden çok şey sipariş edip sonra da “parasını ödeyeceğim bari yiyeyim”bahanesine sığınabilirsiniz. Aslında farkında olmadan fazla sipariş verdiğinizde garsondan kalan kısmını paketlemesini isteyebilir, kalanı sokak hayvanlarına verebilirsiniz. Asla tabağınızdaki her şeyi bitirmek zorunda değilsiniz.

Çoğu restoranın bir porsiyonu oldukça büyük, açlığınızın ötesinde bir miktardadır (özellikle sağlıklı bir porsiyonun bir yumruğunuz kadar olduğu düşünülürse).

Bu durumda ;

-- Yemeği yarım porsiyon ısmarlayıp ısmarlayamayacağınızı

-- Yemek pişirilirken daha az yağ kullanılabilir mi, etler yağsız olabilir mi, salata sosu ayrı gelebilir mi gibi soruları sormaktan çekinmeyin.

- Salatanıza kullanacağınız sağlıklı sosu önceden belirleyin.

- Yemekten önce masaya gelen tereyağı, zeytinyağı, peynir, sos, peynir, ekmek vb. geri çevirin. Izgara et yemek için gittiğiniz restoranda ikram edilen ara sıcaklar, kızartılmış soğan vb. şeyleri de geri gönderebilirsiniz.

- Garson içecek siparişinizi sorduğunda sadece su isteyin. Su, dünyada içebileceğiniz en sağlıklı sıvıdır. Böylece fazladan gelen birçok kaloriden kurtulmuş olursunuz. Eğer çok isterseniz sudan sonra başka bir içecek daha ısmarlayabilirsiniz ancak büyük ihtimalle bu isteğiniz geçmiş olur.

- Karmaşık görünen yemeklerden uzak durun, büyük ihtimalle çok fazla sos, yağ vb. ilave edilmiştir.En basit, en sade pişirilmiş yemek aslında size en uygun olan yemektir.

- Özellikle zayıflama programındayken birlikte yemek yediğiniz kişiyi dikkatli seçin, çünkü ona uyarak lüzumsuz bir şekilde fazla enerjialmanız işten bile değildir. Eğer böyle biriyle yemek durumundaysanız, o yemeğe devam ederken siz bitki çayı içerek kendinizi oyalayabilirsiniz.

- Tatlı menüsünü elinize bile almayın. Üstelik, yemeğiniz bittiğinde artık canınız tatlı yemek istemiyor da olabilir pekâlâ. Eğer istiyorsayemeği bitirdikten sonra yürüyüşe çıkın. Araştırmalar yürüyüşün tatlı isteğini bastırma yönünde etkisi olduğunu göstermiştir. Bu durumun beyne gönderilen sinyallerle ilgili olduğu düşünülüyor. Mutlaka tatlı istiyorsanız, en az bir haftadır da yemediysenizbir porsiyon tatlıyı mümkünse ikiye, üçe bölüşerek yiyin.

- Yemeğin yanında patates, sebze kızartması yerine sebze ızgarası ya da salata isteyin.

Temel olarak tabaklardaki yiyeceklerin dağılımı şöyle olmalı; bir ölçü et, balık ya da tavuk, dört ölçü sebze ya da salata. Veya bir ölçü karbonhidrat (bulgur, esmer pirinç ve buğday vb.), dört ölçü sebze ya da salata.

Kahvaltıya gittiğinizde ne yapabilirsiniz?Peynir, esmer ekmek, bol söğüş halinde domates, salatalık, 5-6 zeytin, yeşillik, haşlanmış ya da az yağlıpişirilmiş yumurta, 1-2 tatlı kaşığı gerçek bal,şekersiz çaydoyurucu bir seçenek olabilir. Ancak yürüyüşü ihmal etmemelisiniz. Eğer isterseniz kahvaltıdan bir süre sonra da taze sıkılmış meyve suyunuzu 1 su bardağı miktarında içebilirsiniz.

Pasta ile yapılan bir kutlamaya davetliyseniz, incecik bir dilim pasta ve şekersiz çay-kahve alabilirsiniz.

Piknikte balık, tavuk, et ve yanında bol miktarda salata yiyebilirsiniz. Ayrıca piknikte hareket etmek için hiçbir fırsatı kaçırmayın, top oynayın, ip atlayın, yürüyün veya bisiklete binin.

Kebapçıda önceden meze istememek şartı ile bir porsiyon ana yemek ve bol salata alabilirsiniz. Ancak etler marine edilmemiş ve salata da sossuz olmalı. Ayrıca yemek öncesinde veya kebap üstünde tereyağı da istememelisiniz.

Uzakdoğu restoranlarından Çin mutfağına gitmeyi tercih ettiğinizde ,et, sebze ve balık pişirmede tercih edilen yöntemlerden biri olan buğulama yöntemiyle hazırlanmış yiyecekleri tüketebilirsiniz. Sebze zaten bol miktarda kullanılmaktadır. Yalnız Çin yemeklerinde Çin tuzu olarak da bilinen MSG çok sıklıkla kullanılmaktadır. Sağlıksız bir lezzetlendiricidir. Ayrıca bazı kişiler için alerji riski taşımaktadır. Japon mutfağını tercih ettiğinizde ise suşi yiyebilirsiniz ancak yanında tüketilen soya sosu pek iyi bir seçenek değildir.

Meyhaneye gidecekseniz gününüzü planlamanızda fayda var, gününüzü daha hafif bir beslenme ile geçirebilir ve akşam 100-150 gr et veya balık, çok az yağlı salata, yoğurtlu meze, bir küçük börek ya da iki yaprak sarma yiyebilir, 1 duble rakı veya şarap içebilirsiniz. Ancak o gün ve ertesi gün sporunuzu mutlaka yapmalısınız. 20 dakika fazladan yürürseniz hiç vicdan azabı da çekmezsiniz. Temel olarak bir kadeh şarabın iki porsiyon meyveye denk geldiğini düşünebilirsiniz. Ertesi günü akşam yemeği olarak sadece yağsız yeşil ya da çoban salatası yerseniz dengeyi yeniden kurmuş olursunuz.

Açık büfede ise önce kendinize, bedeninize saygılı olun. Açık büfe aslında baştan çıkarıcı görünse de bol seçenek içerdiğini de unutmayın. Bizim önerimiz tatlı büfesi hariç olmak üzere önce tüm büfeyi dolaşıp, nereden ne alabileceğinize bakmak, sonra büyük bir tabakla yağsız ve sossuz salata alıp doymak. Daha sonra tekrar kalkıp, tabağın yarısına ızgara, haşlanmış et ya da balık, diğer yarısına dasebze yemeği almanız uygun olacaktır. Eğer başka bir şeyler daha yemek isterseniz üçüncü kez kalkıp aşırıya kaçmadan alabilirsiniz. Bir başka önemli husus da proteinleri karıştırmamak. Örneğin aynı öğünde hem tavuk hem balık hem kırmızı et yememelisiniz. Vücut tek hayvansal proteinden daha iyi faydalanır. Bir gün balık, bir gün beyaz et, diğer gün kırmızı et tercih edebilirsiniz. Yine en güzel içeceğin su olduğunu hatırlatalım. Sudan başka bir şey içmek isterseniz mineralli su ya da ayran uygun seçenekler olabilir. Eğer çok isterseniz açık büfeden tadımlık parçalar da alabilirsiniz. Böylece hem birçok şeyin tadına bakmış hem de 1-1,5 porsiyonu aşmamış olacaksınız.Açık büfenin bir avantajı da tadını çok beğenmediğiniz yiyeceği bırakma rahatlığınızdır. Beğenmediğiniz bir şeyi sırf tabağınıza aldınız diye yemek zorunda değilsiniz.

Pide, lahmacun gibi bir şey sipariş ediyorsanız etli, sebzeli kısımlarını yiyebilirsiniz, hamurunu daha az yemeye çalışın. Sossuz salatayla birlikte tüketirseniz çok daha sağlıklı beslenmiş olursunuz.

Toplantılarda ya da hafta sonlarında kendinizi tutamıyorsanız bir gün önceden daha hafif yiyebilirsiniz. Özellikle dışarıda yediğinizde tabaktaki yemeği ikiye bölebilirsiniz. Yarısını bitirdikten sonra 10 dakika ara verip masadan kalkmak için bahane bulup, su içip sohbet edebilirsiniz. 10 dakika sonra kendinizi hala aç hissederseniz tabağın kalanını yine ikiye bölersiniz. Böylece porsiyonlarınız giderek azalacak, mideniz küçülecektir. Yedikleriniz az kalorili bile olsa midenizi genişletecek, daima daha fazla yemenize sebep olacaktır. Oysa bu yöntemle mideniz zamanla küçülecektir.